Work Hard, Play Hard

work-hard-play-hard

Bankaların Yabancı Kişilere Mortgage Kredisi Verme Şartları

8941819222_1f2a279a8d_o

Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle yabancıların gözünde bir emlak cenneti olduğu gerçeğini çoğu zaman duyuyor ya da kendi tecrübelerimizle yaşıyoruz. Yabancı uyruklu kişilere gayrimenkul satışı konusunda biraz cömert olduğumuzu düşünenlerdenim. Her ne kadar her millet için belli bir kotamız olsada genel anlam itibariyle kanunlarımız bu konuda sert değil. Ülke sınırları içinde (özellikle kıyı kesimlerde) gayrimenkul yatırımı yapmak isteyen yabancıların çoğunun kullandığı yöntem genelde aynı; belli bir miktar peşinat ve geri kalanı 24 aya kadar senet ile ödemek.

Bankalar şimdiye kadar istisnalar hariç yabancı uyruklulara kredi kullandırılması konusunda biraz çekimser kalmışlardı. Değişen dünya düzeni sonrası ortadoğuda yaşayanlara dahi mortgage kredisi verilmesi konusunda kendi aralarında yavaştan başlayan bir rekabet söz konusu. Kendi müşterilerimden İran uyruklu vatandaşların satışını yaptığımız projelerden daire sahibi olması eskiye oranlar şimdilerde çok daha kolay.

Bankalar her ne kadar Türk insanına sağladığı olanaklara göre biraz kısıtlamaya giderek kredi işlemlerini yapsalarda, istedikleri evrakların eksiksiz olarak sağlanması sonrasında nakit akışını hızla sonlandırıyorlar. Bankaların yabancı uyruklu kişilerden istedikleri evrakları aşağıda sıraladım. Proje ya da gayrimenkul satışlarında ortaya çıkacak bu gibi durumlarda bu yazının elinizin altında bulunmasında fayda olduğunu düşünüyorum. BU konuda geri dönüşlerinizi bana mail yoluyla yapabilirsiniz.

Bankalar Tarafından İstenen Belgeler:

– Satın alınacak gayrimenkul tapu fotokopisi,
– Pasaport aslı (şubede fotokopi çekilecek- şube aslı gibidir imzalı olacak) /ayrıca tüm kimlikler
– Vatandaşı olunan ülkeden alınacak en son yıla ait resmi vergi beyanı ya da çalışanlar için işveren tarafından imzalı maaş yazısı/bordro
– Maaş yazısını imzalayan kişinin firma yetkilisi olduğuna dair noter onaylı resmi belge/beyanat
– Son 3 aylık hesap hareketlerini gösteren banka hesap cüzdanı
– Aylık mali yükümlülükler hakkında genel bilgi (kira –mortgate kredi taks. vs)
– Şahsi varlıklar hakkında genel bilgi
– Şahsi borçlar hakkında genel bilgi
– İmzalı başvuru formu
– Apostilli kredi kayıt belgesi. Yurt dışında apostil şerhine yetkili makamlar: Elçilikler, İç İşleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı

Türkiye de apostil şerhi yetkili makamları: İllerde Valilikler, İlçelerde Kaymakamlıklardır.

APOSTİL: BİR BELGENİN GERÇEKLİĞİNİN TASDİK EDİLEREK BAŞKA ÜLKEDE YASAL OLARAK KULLANILMASINI SAĞLAYAN BELGE ONAY SİSTEMİ

– Müşterilerden alınacak kredi kayıt belgesinin (İngilizce belgeler hariç ) tüm sayfaları tercüme edilmiş olması ve ve belgenin verildiği kurumun kaşesi zorunludur.
– Borçlu adresi olarak varsa müşterinin Türkiye’deki belgesindeki adresi yok ise satın alınacak konutun adresi esas alınır.
– Yurt dışı adres/yerleşim yeri belgesi

Not:
1. Kredilendirme; ekspertiz değerinin %60’ı kadar tutarında yapılabilir. Türkiye de bağı devam eden müşterilerde istisnai olarak %70’e çıkabilir.
2. Sigortaların kredi kullanılacak bankaca yapılması şartıda aranan diğer bir şarttır.

Konut Projelerinde Mortgage Kredisi ve Bankaların Önemi

aaaa

Konut projelerinde her şirket yaptığı yapılar ve farklılıklarla ön plana çıkmaya çalışırken konu ödeme kısmına geldiğinde iş müşteriyi cezbedecek koşullar sunmaya kalıyor. Şirketler vade farksız uzun ödeme planlarını müşterinin önüne koyarken, bankalar ise mortgage kredisinde sundukları faiz oranları ve farklı seçeneklerle müşteriyi kaçırmama derdindeler.

İçinde bulunduğum proje satışlarında müşteri için projenin genel ve daire özelliklerinin yanı sıra esas kilit noktanın ödeme seçenekleri olduğunu çok defa gözlemledim. Niyeti ciddi, daire ihtiyacı olan insanları bir kenara ayırırsak kararsız ve satış işlemini farklı boyuta taşımak satıcının yetisine kalmış durumlarda müşterinin aklını cazip ödeme seçenekleriyle çelmek mümkün. Bunun için firmaların satış danışmanlarının ekonomiye hakim olmaları, güncel piyasa durumlarını müşteriye pozitif anlamda yansıtmaları kritik bir nokta.

İnşaat şirketleri projelerini satarlarken kredi kullanımı için anlaşmalı oldukları bankalar ile dirsek temasında olmalılar. Özellikle bankadaki konut kredisi uzmanları ile satışa çıkmadan yapacakları toplantılar ve geliştirecekleri stratejiler, ilerleyen safhalarda satışa yönelik olumlu hamleler olarak hissedilecektir. Bankaların projeye ve müşteriye yakınlığı, ilgisi müşterinin gözünde şirketin güven puanını bir tık daha yukarı taşımasına vesile olur.

Büyük projelerde bankaların mortgage kredisi için müşterilere sundukları faiz oranları banka tercihi konusunda başlarda etkili olarak gözükse de, ikinci kısımda farklı ödeme alternatifleri müşterinin tam olarak ihtiyacını karşılayan şıktır. Bunu örneklendirmek gerekirse; A bankasının 120 aylık faiz oranı 0,86 iken, B bankasının faiz oranı ise 0,93 olsun. Müşteriler bu faiz oranlarına bakarak A bankasına yönelecekleri sırada B bankası ortaya koyduğu ikinci bir seçenekle olayı kendi lehine çevirme şansına sahip olabilir. Kirada oturan bir müşteri projeden ev almak istediğinde hem kira ödemesi, hem de kredi ödemesi aile bütçesine büyük bir yük olacağından müşteri faiz oranı düşük A bankası yerine, projeye taşınınca başlayacak kredi ödemesini sunan yüksek faizli B bankasını kendine çok daha yakın bulacaktır.

Verdiğim örneğe benzer bir çok durumu satışlarımızda yaşadık ve farklı şekillerde yaşamaya devam ediyoruz. Her sektörde olduğu gibi rekabetin üst seviyelerde yaşandığı bankacılık sisteminde inovasyon ve günümüz ihtiyaçlarına cevap verebilen bankalar müşteri tarafından kendilerine daha yakın bulunuyorlar. İnşaat şirketlerinin yetkilileri konutları için kredi anlaşması yapacakları bankaların müşteriye olan ilgilerini ve farklı seçeneklerini iyi analiz etmeliler. Bu önemli ayrıntı satış kapatmada ve satışları arttırmada önemli bir faktör olmaya devam edecektir.

Alışkanlık Edinme!

tumblr_inline_nlrq7sC9NW1sz7r4y_500

Bu sıralar iş ve pazarlama blogları arasında hızla yayılan bir trend; “kendine meydan okuma” ya da 1 ayda kendine olumlu alışkanlıklar kazandırıp, olumsuzları bırakma da diyebiliriz bu duruma. İş hayatının yorucu ve stresli temposundan sıyrılıp boş kalan zamanları olumlu değerlendirmek ve zaman yönetimini günümüz yaşam koşullarına uyarlamak oldukça zor bir iş. Teknolojinin akıl almaz bir şekilde ilerlemesiyle birlikte hepimiz birer robota dönüşmeye doğru gidiyoruz.

Cep telefonlarının şimdiden esiri olduk. Tüm vaktimizi alan (çalan) dijital hayat eskiden vakit ayırdığımız tüm keyif verici işlerin önüne geçmiş durumda. Bu listenin belki de ilk sırasında kitap okumak var. Teknolojinin bu kadar hayatımıza girmediği dönemlere oranla şimdilerde çok daha az kitap okunduğu bir gerçek. Listeyi buna benzer onlarca örnek ile uzatabiliriz.

İşte tüm bu olumsuzlukların içinde, yoğun iş temposundan arta kalan zamanlarda kendime meydan okuma işine 2 yıl önce başladığımı yeni fark ettim. İlk olarak 2 yıl önce sigarayı kesin olarak bıraktım, bu saatten sonra bir daha geri dönmek çok uzak bir ihtimal gibi duruyor.

2015′in girmesi ile yeni yıla, yeni hedefler koyarak başladım. Yoğun iş hayatı bu konuda önüme bazı engeller çıkarsa da sağlık olaylarına ciddi şekilde kafayı takmış durumdayım. Öncelik olarak şekeri hayatımdan çıkarttım. Ne çay da, ne de başka bir gıda da şeker kesinlikle kullanmıyorum. Buna ek olarak ekmek tüketimimi çok aza indirdim.

Tüm bunların bonusu ise uzun zamandır ertelediğim spora başlamak oldu. Yaklaşık 2 aydır akşamları 3-4 gün kesintisiz spor salonuna gidiyorum. Tüm hayatımı pozitif anlamda etkilediğini net şekilde söyleyebilirim. Kesinlikle kendinizi her açıdan çok daha iyi hissedeceksiniz, şiddetle tavsiye ediyorum.

Sıra geldi “kendime meydan okuma” işinin en çok ertelediğim kısmı olan kitap okumaya. Tüm gün mail, rapor, proje analizleri, müşteriler vs. derken kitap okumaya bahaneler üretmenin bir anlamı olmadığını anladım. Bundan sonra öncelikle listesini yaptığım 4 satış-pazarlama kitabının siparişini verip, eskiden olduğu gibi her gün düzenli kitap okumanın startını veriyorum. Zaman zaman blogda bu konularda ne durumda olduğumu, meydan okumanın ne kadar geçerliliğini koruduğunu yazar, kendimi test etmiş olurum.

Proje Satış Ofislerinin Önemi

tumblr_inline_nlggtbtIvf1sz7r4y_500

Günümüz inşaat sektörü, teknolojinin de etkisiyle akıl almaz mimari tasarımlarıyla göz kamaştıran bir noktaya geldi. Konut sektöründe orta gelir düzeyine hitap eden inşaat şirketleri gözlerini daha pahalı metrekareli projelere diktiler. Bunun sonucunda lüks daire fiyatlarındaki artış ve beklenti müşterinin aklına görsel olarak kazınmaya çalışılıyor.

Toplu konut projeleri arttıkça şirketlerin ortaya koyacakları inovasyon ve hizmet şıkları gittikçe önem kazanacak. İnşaat sektörü zorlu rekabetlerin yaşandığı bir alan, bu yüzden müşterinin aklında yer etmek oldukça önemli, Yaptığınız inşaatın kalitesi ve yaşanabilirliği kadar bunu nasıl ve ne şekilde pazarladığınızda sizin farkındalık yaratan firmalar arasına girmenizi kolaylaştıracak bir etken.

Firmalar yeni projelerini basına ve dolayısıyla müşterilere sunarken artık en dikkat ettikleri bir başka olay satış ofislerinin şıklıkları ve gelenlere iyi hizmet verebiliyor olmaları. Müşterinin firma hakkında ilk izlenimlerini toplayacağı yer olan satış ofisleri en az inşaat mimarisine verilen önem kadar değerlidir. Kullanılan malzeme kalitesi ve mobilya seçimlerindeki renk uyumu oraya gelen insanların satın alma yetkilerini harekete geçirecek şekilde seçilmelidir. Bunun için de bu işin profesyonellerinden destek alınmalı, inşaatı düşünülen konsepte uygun bir ofis ortaya çıkarılmalıdır.

Satış ofisinin mimarisi kadar içeri girenlerin karşılaşacakları pozitif hava ve duygularına hitap edecek satış personeli bu işin kilit noktası durumundadır. Öncelikle görsel açıdan yeterli düzeyde olması gereken satış ekibinin, bilgi ve birikim açısından da yeterlilik testlerini geçmiş olmaları gerekir. Ben kendi yönettiğim projelerde, projenin büyüklüğüne ve pazarlama alanına göre 2 ile 4 kişilik satış ekibinin ofis içinde yer almasının uygun olacağı görüşündeyim.

Satış ekibini oluştururken mutlaka kadın ve erkek oranının birbirine yakın olmasına dikkat edilmeli, çalışanlar arasında belli bir resmiyetin oluşturulmasına önem verilmelidir. Bu konuda en büyük görev proje satış müdürüne düşmektedir. Satış ofisinin ve ekibinin idare edilmesi ve yönetilmesinden, ekibin alacağı eğitimlere kadar tüm sorumluluk satış müdürünün üzerinde olmalı.

Proje Satış Müdürü içinde bulunduğu şirketin tüm birimlerini ve şirket kurallarını iyi bilen ve uyum sağlamış biri olmalı. Bunu sonucunda şirketin prensiplerine göre oluşturulacak ekibi, bunları göz önüne alarak seçip, projenin satışı tamamlanana kadar aynı ekiple yola devam etmelidir.

Maddi olarak büyük projelerin içinde yer alan satış ekibinin maaş+prim sistemi son derece iyi düşünülüp, motivasyon odaklı olmalıdır. Unutmamalıyız ki, bir satıcının en büyük şevk kaynağı alacağı primin yükse yüzde de olmasıdır. Bunun için ekibi oluştururken kimsenin kafasının içinde soru işaretleri bırakmamaya özen gösterip, her konuyu netleştirmeliyiz.

Satış ve pazarlama birimleri her şirketin can damarı konumuna gelmişken özellikle inşaat şirketlerinin bu konuda profesyonel yardım almaları kaçınılmaz bir durumdur. Bunun için “proje satış” durumu her bölümüyle ayrıntı ve bilgi isteyen, şirketlerin üzerinde durmaları gereken önemli bir birimdir.

Proje Satışlarında Pazarlamanın Önemi

tumblr_inline_nkqqdbfaKW1sz7r4y

Günümüz iş hayatında inovasyonun önemini tekrar tekrar belirtmeye gerek yok. (blogun ilerleyen zamanlarında inovasyon başlı başına bir yazı konusu olacak) Günümüz iş hayatında farkındalık yaratmadan başarılı olmak ya da ön plana çıkmak gibi bir durum söz konusu değil. Bu her sektör için geçerli bir öngörü. Bizim konumuz inşaat ve proje geliştirme olduğuna göre olaya kendi penceremizden bakmak lazım.

Pazarlamanın temel kuralından başlayalım, neydi temel kural? “ürünü ya da hizmeti müşterilerimize olabildiğince basit ve doğru anlatabilmek” İşin bu boyutu yaptığımız işin önemli başlangıç taşlarının başında geliyor. Tüm inşaat projelerinde müşteri ile şirket arasındaki uzun sürelere dayalı oluşacak güven olgusunun başlangıç aşamasında, elimizdeki ürüne her yönüyle hakimiyet müşteri gözündeki en önemli güven olgusuna çıkan bir davranıştır.

Bizim yarattığımız markanın insanların aklında yer etmesi ya da logomuzun hafızalara yerleşmesi marka bilinirliği açısında izlenmesi gereken ilk yol. Ondan sonra akıllarda oluşan marka algısının ilerleyen dönemlerde ortaya koyduğumuz performanslarla ilişkili olacağını belirtmek gerek. Marka algımız ne kadar üzerinde konuşulur bir konu olmaya başlamışsa bunun getireceği pozitif ya da negatif veriler kendini çok kısa sürede gösterirler.

İnsanların ihtiyaçlarına cevap verebilmek, akıllarındaki taleplerini karşılayabilmek bir şirketin pazarlama ayağındaki en kritik noktasıdır. Devamlı yurt dışından misafirleri gelen, gelen misafirleri havalimanından alıp, oturulan siteye kadar getiren bir servis hizmeti sizin projenizin havalimanını sık kullanan insanlar arasında yayılmasına ve projenizin ufak bir ayrıntı ile ön plana çıkmasına neden olur. Bu hikaye de ki servis hizmeti, proje satışında farkındalık yaratma adına güzel bir pazarlama örneğidir.

Fikirlerine önem verdiğim ve yazılarını dikkatle okuduğum Seth Godin’in çok sık kullandığı bir cümle vardır; “tüketicilere kendilerini değerli hissettirebilmek” Yapmak istediğimiz satışların, geliştirdiğimiz pazarlama stratejilerinin temel dayanağını anlatan en güzel cümle. Bunun için ne iş yaparsak yapalım, ihtiyaca yönelik yapacağımız ufak dokunuşlarla ön plana çıkmak, projemizi belli bir başarı noktasına ulaştırmak inşaat sektöründe pazarlamanın öneminin giderek artmasına yol açan reel bir düşüncedir.

Growth Hacking

tumblr_inline_nk4jheM1fX1sz7r4y

Son 4-5 yılda hayatımıza giren yeni bir terim; “Growth Hacking” Kısacası analitik düşünmeyi kullanan bir pazarlama tekniği. Growth Hacking’lerin en büyük özelliği klasik reklam kaynaklarını kullanmak yerine sosyal medya ve viral kampanyalar gibi yenilikçi çözümlere odaklanmaları. Günümüzün gözde ve başarılı pazarlama faaliyetlerin altında Growth Hacking unsuruna rastlamak acaba pazarlama dünyasındaki değişimlerin giderek hızlanacağı anlamı mı taşıyor?

Konut Projelerinin Pazarlama Evreleri

tumblr_inline_nk4c99VTyF1sz7r4y

Konut Projelerinde inşaat süresine bağlı olarak pazarlamanın insanlarla buluşturulma evrelerini iyi planlayıp, satış stratejimizi bunun üzerine kurmalıyız. Her konut projesi kendi içinde inşaat özelliklerine ve müşteri potansiyeline göre farklı değerlendirilip, pazarlama stratejisini buna göre masaya yatırmalıdır. Hitap ettiği kitle, projenin genel özellikleri ve coğrafi konumu pazarlaması yapılacak projenin temel taşlarıdır. İşte bu yüzden profesyonel ekiplerin çizeceği stratejiler projenizin geniş kitlelere ulaşması ve satılmasında son derece etken bir noktadır.

A Plus projelerin yanı sıra Türkiye’de ortalama projelerde metrekare fiyatlarının 2.000 TL olduğunu düşünürsek insanların gözünde projenin al benisi tamamıyla projenin nasıl bir konsepte olacağına bağlı. Günümüzde insanlar gayrimenkule yatırım yaparken artık sadece eski düşüncelerinin çok ötesindeler. Sosyal yaşam alanlarından başlayarak satın alacakları dairelerin ailelerine hitap etmelerini istiyorlar. Bu yüzdendir ki teknolojiye ve değişen yaşam kalitelerine ayak uyduran inşaat firmaları gelecekte ayakta kalmaya devam ederken geçmiş ile yaşayan firmaların ise pek fazla ömürlerinin kaldığını söyleyemeyiz.

Yazımızın ana konusu olan orta ölçekli konut projelerinde izlenmesi gereken pazarlama evrelerini genel olarak 5 madde halinde sıralayabiliriz.

1- Yazılı ve Görsel Medya

Proje başlamadan ve başladıktan sonra ki ilk evresi, projenin geniş kitlelere ulaşmasının en etkili yöntemidir. Gerek proje taslağının oluşması döneminde, gerek lansman ve gerekse temel atıldığı dönemde insanlarda marka ve proje bilinirliğinin en etkili yöntemi hala yazılı ve görsel medyada yer almaktır. Bunun için gazete ve televizyonların yararlı şekilde kullanımı bu bağlamda dikkat edilmesi gereken önemli bir noktadır.

2- İnternet Reklamları, Sms ve Mail Sistemi

Günümüzde teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanan sektörlerden biri de inşaat sektörü. Bunun paralelinde inşaat şirketlerinin müşteriye ulaşmak için kullanacağı en etkin yollardan ikincisi internet üzerinden verilecek reklamlardır. Özellikle Facebook ve Google reklamlarının ne denli etkin olduğunu yer aldığım projelerde yaşayarak gördük. İnternet reklamları dışında potansiyel müşteri kitlesine sms ve mail yoluyla ulaşmak pazarlama evresinin etkili yönetemlerinden bir diğeri. Yalnız buradaki hassas nokta, insanları sıkmadan ve proje hakkında olumsuz düşüncelere itmeden yerinde ve kararında bir sisteme özellikle dikkat etmeliyiz. Bu yollardan verilen reklamlar sonrası geri dönüşlerdeki satış ve projenin tanılırlığının artma yüzdesi oldukça tatmin edici.

3- Projenin Bölgesinde Yer Alan Kuruluşlara Ziyaretler

Projenin ilerleyiş hızına bağlı olarak satış ekibinin yapacağı dış ziyaretler pazarlamanın önemli ayaklarından biridir. Bağlı bulunan bölgedeki kamu ve özel kuruluşların Genel Müdür ve Beyaz Yaka çalışanlarına yapılacak ziyaret ve sunumların geri dönüşleri göz ardı edilemeyecek şekilde olumlu sonuçlar vermektedir. Tabi bunun için proje kitlesine uygun yerlerin tespiti bu noktada ki kilit durumdur.

4- AVM ya da Sosyal Aktifitelerde Yer Almak

Pazarlama stratejimizin önemli bir ayağı da çok fazla insan ile bire bir yakın temas kurmaktır. Bunun için büyük avm’lerde açılacak standlardan tutunda, konser ya da buna eşdeğer sosyal faaliyetlerin bir kısmına sponsor olmak şirketinizin ve projelerinizin geniş kitlelere duyulmasını sağlayan önemli etkenlerdendir. Tabi bu tip sosyal projelerde yer alırken konut projenizin müşteri kitlesine uygun olmasına dikkat etmek bu aşamadaki önemli ayrıntıdır.

5- Kişisel Sosyal Çevre

Pazarlama ayağının en basit ve etkili yöntemini sona bıraktım. Bunun için para harcamanıza, firmalarla anlaşma yapmanıza gerek yok. Tamamıyla iş, akraba ve dostlarımızdan oluşan sosyal çevremize uygulayacağımız bu yöntem, projenin satış sonuçları ve geri dönüşleri açısından azımsanmayacak başarılar elde edilecek etkin bir yöntemdir.

Portuguese Automatic

tumblr_inline_njturomIZ01sz7r4y

IWC gittikçe moderleşen çizgisi ve tasarımlarıyla bir çok saat severin gözde markası olmaya devam ediyor. Türkiye’de ki satış fiyatları ortalamanın üstünde olsa da bir erkeğin en önemli aksesuarı olan saatinizi belli bir kalite olmasına özen gösterin.

Evernote

tumblr_inline_njtuppZGAD1sz7r4y

Dijital çağın başlarından itibaren değişmeye başlayan hayatlarımız ve alışkanlıklarımız sonrası şehir insanlarının yavaş yavaş robotlaşmaya başlamasını büyük bir şaşkınlık ve dikkatle izliyorum. Oldukça akıllanan telefonlarımız ve bilgisayarlarımız gittikçe hayatımızda daha fazla yer kaplamaya, zamanımızdan daha fazla çalmaya başladı. Özellikle çalışan şehir insanı açısından bakarsak bir çoğumuz cep telefonlarımızın tutsağı haline geldik.

Tüm bunların etrafında teknolojinin hayatımızı oldukça kolaylaştırdığı gerçeğini de göz ardı edemeyiz. Artık gündelik hayatımızda yaptığımız her işin bir akıllı telefon uygulaması mevcut. Artık hava durumunu, bankacılık işlemlerini, seyahatlerimizi, yemek siparişlerimizi, arkadaşlarımız ve çevremizle sosyalleşmemizi ve daha nicelerini cep telefonlarımız sayesinde gerçekleştiriyoruz.

Bunların arasında, benim gibi kalem ve kağıda tutkun olanların ise işine yarayacak onlarca not alma uygulaması mevcut. Bugün size bunların arasına bana göre en iyisi olan Evernote hakkında bir şeyler karalamak istiyorum.

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyim; Evernote her yönüyle işinize çok yarayacak bir not alma uygulaması. Ben özel ve iş hayatımda oldukça aktif bir şekilde kullanıyorum. Hem iş, hem kişisel bilgisayarım, tablet ve cep telefonumda uygulaması mevcut. Kullandığınız her cihazdan notlarınız sekronize edebilmeniz uygulamanın en büyük artılarından.

Oluşturduğunuz notları gruplandırabildiğiniz gibi kendi içlerinde de farklı yığınlara ayırabiliyorsunuz. Notlara verdiğiniz etiketler sayesinde, aradığınız her kelime ya da yazıya kolayca ulaşma şansımız mevcut. Günlük yapılacaklar ya da alışveriş listesi gibi not almamız gereken işler içinde kendi içinde do-list bölümü var.

Evernote size aylık 60 mb’a kadar ücretsiz kullanım hakkı veriyor. Eğer Evernote’u sadece yazılarınız için kullanacaksanız verilen 60 mb bir ay için yeterli oluyor. Yalnız notlarımız arasına resim de ilave edeceksek verilen kota yetersiz kalacağı için size premium abonesi olmanızı öneririm. Premium aboneleri artı olarak internet bağlantısının olmadığı yerlerde dahi cihazlarını senkron edebilme şansına sahipler.

Teknolojinin bu kadar egemen olduğu bir dünyada bizlerde günümüz şartlarına ayak uydurmak, teknolojinin bize sağladığı kolaylıklardan yararlanmak zorundayız. Bunun için içlerinden size en stebil not alma uygulaması olan Evernote’u mutlaka denemenizi öneririm.